1. Medyanın Yanlış Yönelimi: Her Deprem Sonrası Deprem Uzmanlarına Odaklanmak
• Deprem sonrası medyada sıkça deprem uzmanlarına mikrofon uzatılır ve "Bir sonraki deprem ne zaman?" gibi sorular sorulur. Ancak bu yaklaşım, sismolojik verilere göre çok anlamlı değildir.
• Dünya deprem tarihinde, bir büyük depremin ardından kısa süre içinde aynı bölgede ikinci bir büyük deprem yaşanması oldukça nadirdir. Bu olaylar, çift deprem olarak tanımlanır ve tarihte sadece birkaç defa olmuştur.
• Sonuç: Şu anda deprem riskinin en düşük olduğu dönemlerden birini yaşıyoruz. Bu nedenle, odak deprem tahmini değil, hazır insanların dikkati buraya odaklanmışken gündem yapısal güvenlik olmalıdır.
________________________________________
2. Medyanın Odaklanacağı Uzmanlar, Şehir Plancıları ve Yapı Mühendisleri Olmalı Onlar da İnsanlara Şunları Anlatmalı:
• Türkiye’de 2001 yılında yürürlüğe giren Yapı Denetim Sistemi, binaların deprem yönetmeliklerine uygun inşa edilmesini sağlar. Bu sistemle yapılan yapılar, statik ve dinamik yükler altında yüksek performans sergiler.
• İstanbul’un zemini ve beklenen deprem büyüklüğü (yaklaşık 7.5 Mw), yeni binaların tasarım sınırlarını aşmaz.
• İstanbul’da yeni binalarda yaşayanlar, deprem anında evleri Japon standartlarına benzer bir güvenlik düzeyine sahip olduğundan, evlerinde güvenle kalabilir.
________________________________________
4. Kahramanmaraş Depremi: Eski ve Yeni Yapıların Analizi
• 2023 Kahramanmaraş depreminde yıkılan binaların %98,5’i, 2001 deprem yönetmeliğinden önce inşa edilmiş ve standartlara uymayan eski yapılar idi.
• Zemin Faktörü: Kahramanmaraş ve Hatay zemini bilinenin üzerinde sıkıntılı zemine sahip olduğu için bazı yeni binaların da hasar almasına neden oldu.
________________________________________
5. Vatandaşların Sorumluluğu: Güvenli Konutlara Geçiş
• Deprem bölgesinde yaşayanlar, dişinden tırnağından artırıp bir an önce güvenli binalara taşınmak zorundadır.
• Vatandaş artık bu maddi gideri kabul etmelidir.
• Bu eski Türkiye’nin eksikliklerinden kaynaklanan ödenmesi zorunlu bir bedel olarak görülmelidir.
________________________________________
6. Türkiye’nin Altyapı Yatırımları
ABD ve Avrupa son 30 yılda altyapıya, köprülere, tünellere, hastanelere, okullara, demiryollarına çok sınırlı bütçe ayırırken Türkiye son 23 yılda altyapıya yüz milyarlarca dolar yatırım yapmak zorunda kaldı.
Bu yatırımlar, devlet bütçesini nasıl zorladıysa vatandaş da güvenliği için eskinin eksikliklerini gidermek zorundadır.
________________________________________
7. Devletin Stratejik Hatası: Dönüşümü Üstlenmek
• Devlet, deprem dönüşümünü tek başına üstlenmeye çalışmaktadır; ancak bu, mali ve lojistik açıdan sürdürülemez bir yaklaşımdır.
• Çözüm Önerisi: Yasal düzenlemeler ile vatandaşlar binalarını dönüştürmeye zorlanmalı, bu süreç bireysel sorumluluğa dayandırılmalıdır.
------------------------------------------
8. Hem Devletin Hem Vatandaşın Bütçesini Zorlamadan Bunun Yapılmasının Bir Yolu Var.
İstanbul’a Özel Çözüm: Arsa Takası
• İstanbul’da arsa kıtlığı ve çevresinin ormanlarla kaplı olması, kentsel dönüşümü zorlaştırıyor.
• Teklif: İstanbul’un doğu ve kuzeyinde Karadeniz kıyısındaki devlet arazileri (orman alanı sayıldığı halde orman niteliği taşımayan çalılık ve ağaçsız alanlardır), imara açılarak bir kısmı merkezdeki eski bina sahiplerine zorunlu takas yoluyla verilecek, bir kısmı da devlet tarafından inşaat firmalarına kat karşılığı verilecek kamunun malı olan daireler vatandaşa kiraya verilecek.
• Avantajlar: Anayasa değişikliği gerektiren bu planla şehir genişler, nüfus yoğunluğu azalır, depreme dayanıklı ve planlı semtler oluşur, hayatlar kurtulur ve Türkiye’nin uluslararası itibarı korunur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder